Gebze Teknik Üniversitesinde karbondioksitin havaya salınımını engelleyen membran geliştirildi

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Nanoteknoloji Enstitüsünde, karbondioksidin havaya salınımını engelleyen membran geliştirildi.

Membran teknolojileri alanında çalışmalar yürüten GTÜ Nanoteknoloji Enstitüsü tarafından verimli ve ekonomik enerji üretimi için membranların hidrojenden karbondioksit ayırmadaki potansiyelinin ortaya konulması amacıyla 2020’de başlatılan proje tamamlandı.

TÜBİTAK destekli proje kapsamında Dr. Öğretim Üyesi Sadiye Velioğlu ve ekibince iklim değişikliğine çözüm olarak sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmek için geliştirilen membranlar, çeşitli gazlardan karbondioksidi ayrıştırmada kullanılacak.

“Membran teknolojileri dünya genelinde ‘kritik bir dönüşüm’ olarak kabul ediliyor”

GTÜ Nanoteknoloji Enstitüsünden Dr. Öğretim Üyesi Sadiye Velioğlu, AA muhabirine, iklim değişikliğinin, tüm canlıları tehdit eden kıtlık, kuraklık, yangın ve sel baskını gibi ciddi sonuçlara sebep olduğunu söyledi.

Velioğlu, bu çevresel sorunun çözümü için membran teknolojisinin gelişimine katkı sağlamaya çalıştıklarını belirterek, GTÜ Nanoteknoloji Enstitüsünün merkez laboratuvarında, membran teknolojilerinin karakteristik, yapısal ve fiziksel özelliklerinin analizlerini yaptıklarını anlattı.

Dünyanın en büyük membran endüstrisine sahip Singapur’da çalışmalar gerçekleştirdiğini aktaran Velioğlu, proje kapsamında karbondioksidin havaya salınımını engelleyen membran geliştirdiklerini kaydetti.

Velioğlu, Türkiye’de iklim değişikliğine bağlı kuraklığın arttığına dikkati çekerek, “Akdeniz ve Ege bölgelerimizde son yıllarda yaşadığımız orman yangınları, maalesef bunların temel sebebi iklim değişikliği. Karadeniz bölgemizde yaşadığımız sel felaketleri, bunlar da orantısız sıcaklık dağılımından kaynaklı.” ifadelerini kullandı.

Membran teknolojilerinin mevcut kullanılan teknolojilere göre çok fazla avantajının bulunduğunu anlatan Velioğlu, şöyle devam etti:

“Başta enerji kullanımı. Çok düşük enerjilerle membran teknolojileri yardımıyla karbondioksidi istediğiniz gazlardan uzaklaştırabiliyorsunuz. Membran teknolojileri aynı zamanda çok az yer kaplıyor. Diğer proseslere göre çok yüksek maliyetleri yok, işletme maliyetleri çok düşük. Dolayısıyla ciddi anlamda avantajlılar. Örneğin baca gazında yaklaşık yüzde 30’lara varan karbondioksit miktarı var. Bunu ayırdığımızda, belli bir şekilde depoladığımızda ya da başka bir ürüne dönüştürdüğümüzde çok rahat atmosferdeki karbondioksit miktarı düşecektir. Bu da yaşadığımız sera gazı etkilerini azaltacaktır.”

Velioğlu, membran teknolojisinin atık üretmediğini dile getirerek, “Yaşadığımız bu kuraklık, sel felaketleri, iklim değişikliğinden kaynaklı olayları, inanıyorum ki membran teknolojileriyle çok rahat atlatabileceğiz. Zaten iklim değişikliğinde ülkemizin belirlediği ve 2022 yılındaki yol haritasında; 2053’e kadar gaz emisyonlarını sıfıra indirmek temel hedefimiz. İklim şurasıyla bu kararlar alınmıştır. Gerçekten ülkece ciddi anlamda bilimsel araştırmalar yapıyoruz. Membran teknolojisi bunun bir ayağı, farklı teknolojiler de bunu oluşturuyor. Umarım ki hedeflerimize ulaşacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Velioğlu, çalışmalarını bir üst kademeye taşımayı planladıklarını sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir