Piyasaların gözü faiz kararında

Piyasaların gözü faiz kararında
Piyasaların gözü faiz kararında

Hükümetin ‘düşük faiz’ söylemlerine ve Merkez Bankası’nın politika faizinde yaptığı indirimlere rağmen kredi faizleri hâlâ yüksek. Bankaların yayımladıkları kredi faiz oranlarına göre ihtiyaç kredisi faizleri yıllık yüzde 39’a kadar varırken konutta en düşük aylık faiz yüzde 1,20’de kaldı. Merkez Bankası Ocak ayında politika faizini yüzde 14’te sabit tuttu.

MERKEZ BANKASI TOPLANTISI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA AÇIKLANACAK?

Merkez Bankası faiz kararı 17 Şubat Perşembe günü saat 14:00’da açıklanacak.

ÖZEL BANKALARDA FAİZ DÜŞMEDİ

Merkez Bankası düşük faiz ile kredi kullandırılması için politika faizini yüzde 14 seviyelerine düşürdü. Ancak bu indirim piyasaya yansımadı. Bankalar kredilerde oranları yüksek tutuyor. İhtiyaç kredisi ortalama yüzde 25 faiz oranıyla tüketicilere sunulurken ticari krediler yüzde 33 oranla veriliyor.

KAMU VE ÖZEL BANKALAR ARASINDA FARK

Bankaların yayımladıkları kredi faiz oranlarına göre ihtiyaç kredisi faizleri yıllık yüzde 39’a kadar varırken konutta en düşük aylık faiz yüzde 1,20’de kaldı.

Taşıt kredisi faizleri de yükselişte. Aylık yüzde 2,55’e varan taşıt kredisi faizi oranlarıyla yıllık faiz yüzde 30’u aşmış durumda.

Merkez Bankası’nın faiz kararı kamu bankalarında yanıt buldu. Kamu bankalarında ihtiyaç kredileri faizleri yıllık 18 seviyelerinde özel bankalarda ise bu oran yüzde 40’a yakın seyrediyor.

KUR KORUMALI MEVDUATTA 290 MİLYAR TL AŞILDI

Öte yandan, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben, kur korumalı mevduata katılımın 290 milyar liraya yükseldiğini açıkladı.

Akben, “Bugün katılım 290 milyarı geçti. Biliyorsunuz 3 aylık 6 aylık ve 1 yıllık olarak açılabiliyor. İlgi bu manada önemli. Sistemin kurulmasıyla birlikte artık tamamen bütün bankalarımızda yerleşmiş durumda. Bu iyi bir ürün tercih edenler için de iyi bir ürün” dedi. (İHA)

MERKEZ BANKASI FAİZİ SABİT TUTTU

Merkez Bankası (TCMB) politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 14’te sabit tutma kararı aldı.

Karar öncesinde 13,43 seviyesinde olan dolar/TL, karar sonrası 13,26’ya kadar geriledikten sonra tekrar 13,40’un üzerine yükseldi.

Banka, eylül, ekim, kasım ve aralık toplantılarında politika faizini toplamda 500 baz puan düşürmüştü.

Bu dönemde dolar/TL kuru 8,30’lardan 18,30’lara kadar tarihi yükseliş yaşamış, 20 Aralık’tan itibaren devreye sokulan yüklü müdahaleler ve kur korumalı TL mevduat uygulamasıyla kur kısmen geri çekilmişti.

ENFLASYONDA UMUTLAR BAZ ETKİSİNE BAĞLANDI

Bankanın Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında yapılan açıklamada, aralıkta yüzde 36,08’e yükselen resmi yıllık tüketici enflasyonuna da değinilerek “Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; döviz piyasasında yaşanan sağlıksız fiyat oluşumlarına bağlı döviz kurlarına endeksli fiyatlama davranışları, küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır” denildi.

Açıklamada ayrıca “enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir” ifadesi dikkat çekti.

Kanunla belirlenen temel amacı fiyat istikrarı olan banka, ocakta yüzde 50’yi aşması beklenen enflasyonu nasıl düşüreceğine dair açıklama yapmazken, sadece baz etkisine işaret etti.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

YENİ VARYANT VE ARTAN JEOPOLİTİK RİSKLERE ATIF

Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 14 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Salgında yeni varyantlar ve artan jeopolitik riskler, küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin artmasına yol açmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini değerlendirmektedir. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözlenmekle birlikte, merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.

2022’DE CARİ FAZLA BEKLENTİSİ

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, dış talebin de olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vermesi öngörülmektedir. Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmekte, bu bağlamda ticari ve bireysel krediler yakından takip edilmektedir.

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte; döviz piyasasında yaşanan sağlıksız fiyat oluşumlarına bağlı döviz kurlarına endeksli fiyatlama davranışları, küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar ve talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan adımlar ile birlikte, enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Alınmış olan kararların birikimli etkileri yakından takip edilmekte ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülmektedir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*